» 17 / Isrâ  75:

Kuran Sırası: 17
İniş Sırası: 50
Isra Suresi = Gece Yürüyüsü Suresi
Allah’in Hz. Muhammed’i gecenin bir vaktinde ayetlerinden bir kismini göstermek üzere Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksaya yürütmesinde almistir ismini.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111

17:75 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

"Kuran okuduğun zaman, taşlanmış şeytandan ALLAH'a sığın!"
bu halda | sizə dad verərdik | qatlarda | həyati | və qat-qat | ölüm | sonra | | tapa bilmədin | özünüz | bizə qarşı | köməkçi |

ÎZ̃Æ LǼZ̃GNÆK ŽAF ÆLḪYÆT WŽAF ÆLMMÆT S̃M TCD̃ LK ALYNÆ NṦYRÆ
iƶen leeƶeḳnāke Diǎ'fe l-Hayāti ve Diǎ'fe l-memāti ṧumme tecidu leke ǎleynā neSīran

إِذًا لَأَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيَاةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًا

Transcript Okunuş Türkçe
1. ÎZ̃Æ = iƶen : bu halda
2. LǼZ̃GNÆK = leeƶeḳnāke : sizə dad verərdik
3. ŽAF = Diǎ'fe : qatlarda
4. ÆLḪYÆT = l-Hayāti : həyati
5. WŽAF = ve Diǎ'fe : və qat-qat
6. ÆLMMÆT = l-memāti : ölüm
7. S̃M = ṧumme : sonra
8. LÆ = lā :
9. TCD̃ = tecidu : tapa bilmədin
10. LK = leke : özünüz
11. ALYNÆ = ǎleynā : bizə qarşı
12. NṦYRÆ = neSīran : köməkçi
bu halda | sizə dad verərdik | qatlarda | həyati | və qat-qat | ölüm | sonra | | tapa bilmədin | özünüz | bizə qarşı | köməkçi |

[] [Z̃WG] [ŽAF] [ḪYY] [ŽAF] [MWT] [] [] [WCD̃] [] [] [NṦR]
ÎZ̃Æ LǼZ̃GNÆK ŽAF ÆLḪYÆT WŽAF ÆLMMÆT S̃M TCD̃ LK ALYNÆ NṦYRÆ

iƶen leeƶeḳnāke Diǎ'fe l-Hayāti ve Diǎ'fe l-memāti ṧumme tecidu leke ǎleynā neSīran
إذا لأذقناك ضعف الحياة وضعف الممات ثم لا تجد لك علينا نصيرا

[] [ذ و ق] [ض ع ف] [ح ي ي] [ض ع ف] [م و ت] [] [] [و ج د] [] [] [ن ص ر]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إذا | ÎZ̃Æ iƶen bu halda Then
لأذقناك ذ و ق | Z̃WG LǼZ̃GNÆK leeƶeḳnāke sizə dad verərdik We (would) have made you taste
ضعف ض ع ف | ŽAF ŽAF Diǎ'fe qatlarda double
الحياة ح ي ي | ḪYY ÆLḪYÆT l-Hayāti həyati (in) the life,
وضعف ض ع ف | ŽAF WŽAF ve Diǎ'fe və qat-qat and double
الممات م و ت | MWT ÆLMMÆT l-memāti ölüm (after) the death.
ثم | S̃M ṧumme sonra Then
لا | not
تجد و ج د | WCD̃ TCD̃ tecidu tapa bilmədin you (would) have found
لك | LK leke özünüz for you
علينا | ALYNÆ ǎleynā bizə qarşı against Us
نصيرا ن ص ر | NṦR NṦYRÆ neSīran köməkçi any helper.
bu halda | sizə dad verərdik | qatlarda | həyati | və qat-qat | ölüm | sonra | | tapa bilmədin | özünüz | bizə qarşı | köməkçi |

[] [Z̃WG] [ŽAF] [ḪYY] [ŽAF] [MWT] [] [] [WCD̃] [] [] [NṦR]
ÎZ̃Æ LǼZ̃GNÆK ŽAF ÆLḪYÆT WŽAF ÆLMMÆT S̃M TCD̃ LK ALYNÆ NṦYRÆ

iƶen leeƶeḳnāke Diǎ'fe l-Hayāti ve Diǎ'fe l-memāti ṧumme tecidu leke ǎleynā neSīran
إذا لأذقناك ضعف الحياة وضعف الممات ثم لا تجد لك علينا نصيرا

[] [ذ و ق] [ض ع ف] [ح ي ي] [ض ع ف] [م و ت] [] [] [و ج د] [] [] [ن ص ر]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
إذا | ÎZ̃Æ iƶen bu halda Then
,Zel,Elif,
,700,1,
SUR – sürpriz hissəcik
حرف فجاءة
لأذقناك ذ و ق | Z̃WG LǼZ̃GNÆK leeƶeḳnāke sizə dad verərdik We (would) have made you taste
Lam,,Zel,Gaf,Nun,Elif,Kef,
30,,700,100,50,1,20,
EMPH – vurğulayıcı prefiks lām
V – 1-ci şəxs cəm (IV forma) mükəmməl fel< BR>PRON – mövzu əvəzliyi
PRON – 2-ci şəxs kişi tək obyekt əvəzliyi
اللام لام التوكيد
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
ضعف ض ع ف | ŽAF ŽAF Diǎ'fe qatlarda double
Dad,Ayn,Fe,
800,70,80,
N – ittihamedici kişi tək isim
اسم منصوب
الحياة ح ي ي | ḪYY ÆLḪYÆT l-Hayāti həyati (in) the life,
Elif,Lam,Ha,Ye,Elif,Te merbuta,
1,30,8,10,1,400,
N – cinsiyyət qadın adı
اسم مجرور
وضعف ض ع ف | ŽAF WŽAF ve Diǎ'fe və qat-qat and double
Vav,Dad,Ayn,Fe,
6,800,70,80,
CONJ – prefiksli bağlayıcı wa (və)
N – ittihamedici kişi tək isim
الواو عاطفة
اسم منصوب
الممات م و ت | MWT ÆLMMÆT l-memāti ölüm (after) the death.
Elif,Lam,Mim,Mim,Elif,Te,
1,30,40,40,1,400,
N – cins kişi adı
اسم مجرور
ثم | S̃M ṧumme sonra Then
Se,Mim,
500,40,
CONJ – əlaqələndirici birləşmə
حرف عطف
لا | not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – mənfi hissəcik
حرف نفي
تجد و ج د | WCD̃ TCD̃ tecidu tapa bilmədin you (would) have found
Te,Cim,Dal,
400,3,4,
V – 2-ci şəxs kişi tək qeyri-kamil feli
فعل مضارع
لك | LK leke özünüz for you
Lam,Kef,
30,20,
P – prefiksli ön söz lām
PRON – 2-ci şəxs kişi tək şəxs əvəzliyi
جار ومجرور
علينا | ALYNÆ ǎleynā bizə qarşı against Us
Ayn,Lam,Ye,Nun,Elif,
70,30,10,50,1,
P – ön söz
PRON – 1-ci şəxs cəm obyekt əvəzliyi
جار ومجرور
نصيرا ن ص ر | NṦR NṦYRÆ neSīran köməkçi any helper.
Nun,Sad,Ye,Re,Elif,
50,90,10,200,1,
N – akkusativ kişi tək qeyri-müəyyən isim
اسم منصوب

Konu Başlığı: [17:73-77] Kuran'ı Yeterli Görmeyenlere Karşı Uyarı

Abdulbaki Gölpınarlı : Eğer bunu yapsaydın hayâtın acısını da iki kat olarak tattıracaktık sana, ölümün acısını da iki kat, sonra da bize karşı hiçbir yardımcı bulamayacaktın kendine.
Adem Uğur : O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
Ahmed Hulusi : İşte o takdirde biz sana hayatın da, ölümün de (sıkıntılarını) kat katını tattırırdık! Sonra kendine, bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
Ahmet Tekin : O takdirde, kesinlikle, sana dünya hayatında, kat kat ceza, âhiret hayatında da kat kat azap tattıracaktık. Sonra, bize karşı, kendine yardım edecek birini de bulamayacaktın.
Ahmet Varol : O durumda mutlaka sana hayatın da ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık. Sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.
Ali Bulaç : Bu durumda, biz sana, hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
Ali Fikri Yavuz : O takdirde, dünya ve ahiret azabını iki kat olarak sana muhakkak taddıracaktık. Sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı bulamıyacaktın.
Azerice : Belə olan halda sənə həm həyatın, həm də ölümün əzabını daddırardıq. O zaman Bizə qarşı heç bir köməkçi tapa bilməzdin.
Bekir Sadak : O takdirde sana, hayatin da olumun de, kat kat azabini taddirirdik. Sonra bize karsi bir yardimci da bulamazdin.
Celal Yıldırım : Ve o takdirde sana hayatın da, ölümün de (acısını) kat kat tattırırdık, sonra da kendine, bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
Diyanet İşleri : İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.
Diyanet İşleri (eski) : O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
Diyanet Vakfi : O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
Edip Yüksel : O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O takdirde, muhakkak hayatın da, ölümün de azabını sana kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O takdirde, muhakkak hayatın da, ölümün de katmerli acısını tattırırdık; sonra Bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o takdirde biz sana muhakkak hayatın da katmerli, mematın da katmerli acısını tattırdık, sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı bulamazdın
Fizilal-il Kuran : Eğer onlara yanaşsaydın sana dünya hayatının ve ölüm ötesinin azabını katlayarak tattırırdık da bize karşı kendine yardım edebilecek hiç kimse bulamazdın.
Gültekin Onan : Bu durumda, biz sana, hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
Hakkı Yılmaz : O durumda sana hayatın iki katını ve ölümün iki katını tattırırdık. Sonra Bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.
Hasan Basri Çantay : O takdirde ise biz dirimin de katmerli, ölümün de katmerli (acısını) sana tatdıracakdık muhakkak. Sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı da bulamayacakdın.
Hayrat Neşriyat : O takdirde sana hayâtın kat kat (azâb)ını, ölümün de kat kat (azâb)ını tattırırdık; sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.
İbni Kesir : Ve o zaman Biz; sana, hayatın da kat katını, ölümün de kat katını tattırdık. Sonra Bize karşı, sana bir yardımcı da bulamazdın.
İskender Evrenosoğlu : O taktirde, elbette hayatın ve ölümün di'fasını (sıkıntılarını, üzüntülerini, acılarını) kat kat sana tattırırdık. Sonra senin için Bize karşı bir yardımcı bulunmazdı.
İsra : Belə olan halda sənə həm həyatın, həm də ölümün əzabını daddırardıq. O zaman Bizə qarşı heç bir köməkçi tapa bilməzdin.
Muhammed Esed : O zaman sana hayatta da, ölümden sonra da kat kat (azap) tattırırdık; ve Bize karşı sana yardım edecek kimseyi de bulamazdın!
Ömer Nasuhi Bilmen : O takdirde sana hayatın da kat kat azabını, ölümün de kat kat azabını tattırmış olurduk. Sonra kendin için Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
Ömer Öngüt : O takdirde sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.
Şaban Piriş : O zaman ise, sana hayatın da ve ölümün de azabını kat kat tattırırdık. Hem de bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
Suat Yıldırım : O takdirde de hem hayatın, hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık. Sonra Bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.
Süleyman Ateş : O takdirde sana hayâtın da, ölümün de kat kat(azâb)ını taddırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
Tefhim-ul Kuran : Bu durumda, biz sana, hayatın da kat kat, ölümün de kat kat (acısını) taddırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.
Ümit Şimşek : O zaman sana hayatın azabını da, ölümün azabını da kat kat tattırırdık; sen ise Bize karşı kendine bir yardımcı bulamazdın.
Yaşar Nuri Öztürk : İşte o zaman sana, hayatın da ölümün de katmerli acılarını tattırdık. Ve bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.

Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}