» 23 / Mü’minûn  56:

Kuran Sırası: 23
İniş Sırası: 74
Müminun Suresi = Inananlar Suresi
Inananlarin basariya ulasacaklarindan bahsedildiginden bu adi almistir.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118

23:56 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

"Kuran okuduğun zaman, taşlanmış şeytandan ALLAH'a sığın!"
qaçırıq | onlar | | yaxşılıqlarına görə | əksinə | onlar deyil | xəbərdardırlar |

NSÆRA LHM FY ÆLḢYRÆT BL YŞARWN
nusāriǔ lehum l-ḣayrāti bel yeş'ǔrūne

نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ

Transcript Okunuş Türkçe
1. NSÆRA = nusāriǔ : qaçırıq
2. LHM = lehum : onlar
3. FY = fī :
4. ÆLḢYRÆT = l-ḣayrāti : yaxşılıqlarına görə
5. BL = bel : əksinə
6. LÆ = lā : onlar deyil
7. YŞARWN = yeş'ǔrūne : xəbərdardırlar
qaçırıq | onlar | | yaxşılıqlarına görə | əksinə | onlar deyil | xəbərdardırlar |

[SRA] [] [] [ḢYR] [] [] [ŞAR]
NSÆRA LHM FY ÆLḢYRÆT BL YŞARWN

nusāriǔ lehum l-ḣayrāti bel yeş'ǔrūne
نسارع لهم في الخيرات بل لا يشعرون

[س ر ع] [] [] [خ ي ر] [] [] [ش ع ر]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
نسارع س ر ع | SRA NSÆRA nusāriǔ qaçırıq We hasten
لهم | LHM lehum onlar to them
في | FY in
الخيرات خ ي ر | ḢYR ÆLḢYRÆT l-ḣayrāti yaxşılıqlarına görə the good?
بل | BL bel əksinə Nay,
لا | onlar deyil not
يشعرون ش ع ر | ŞAR YŞARWN yeş'ǔrūne xəbərdardırlar they perceive.
qaçırıq | onlar | | yaxşılıqlarına görə | əksinə | onlar deyil | xəbərdardırlar |

[SRA] [] [] [ḢYR] [] [] [ŞAR]
NSÆRA LHM FY ÆLḢYRÆT BL YŞARWN

nusāriǔ lehum l-ḣayrāti bel yeş'ǔrūne
نسارع لهم في الخيرات بل لا يشعرون

[س ر ع] [] [] [خ ي ر] [] [] [ش ع ر]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
نسارع س ر ع | SRA NSÆRA nusāriǔ qaçırıq We hasten
Nun,Sin,Elif,Re,Ayn,
50,60,1,200,70,
V – 1-ci şəxs cəm (III forma) qeyri-kamil fel
فعل مضارع
لهم | LHM lehum onlar to them
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefiksli ön söz lām
PRON – 3-cü şəxs kişi cəm şəxs əvəzliyi
جار ومجرور
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – ön söz
حرف جر
الخيرات خ ي ر | ḢYR ÆLḢYRÆT l-ḣayrāti yaxşılıqlarına görə the good?
Elif,Lam,Hı,Ye,Re,Elif,Te,
1,30,600,10,200,1,400,
N – qadın cinsinə aid cəm isim
اسم مجرور
بل | BL bel əksinə Nay,
Be,Lam,
2,30,
RET – geri çəkilmə hissəciyi
حرف اضراب
لا | onlar deyil not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – mənfi hissəcik
حرف نفي
يشعرون ش ع ر | ŞAR YŞARWN yeş'ǔrūne xəbərdardırlar they perceive.
Ye,Şın,Ayn,Re,Vav,Nun,
10,300,70,200,6,50,
V – 3-cü şəxs kişi cəm qeyri-kamil feli
PRON – mövzu əvəzliyi
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل

Konu Başlığı: [23:51-62] Tanrı'nın Kitabını Yeterli Görmeyenler Mezheplere Ayrılıyor ve Mezhepçiliği İyi Görüyorlar

Abdulbaki Gölpınarlı : Hayırlara ulaşıvermelerini sağlamadayız, hayır, anlamıyorlar.
Adem Uğur : Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Ahmed Hulusi : Onlar için hayırlar (olsun diye) koşuşturuyoruz! Hayır, onlar farkında değiller!
Ahmet Tekin : İyilikleri ve iyi âkıbete kavuşmaları konusunda onların lehine gayret gösteriyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Ahmet Varol : Onların iyiliklerine koşuyoruz. Hayır onlar (işin) farkında olmuyorlar.
Ali Bulaç : Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.
Ali Fikri Yavuz : (55-56) Onlara dünyada verdiğimiz mal ve evlâddan dolayı, biz onların hayırlarına acele ediyoruz, zannında mı bulunuyorlar? Hayır, anlamıyorlar, (dünya haline aldanıyorlar, ahiretteki perişanlığı düşünmüyorlar).
Azerice : Onlar elə güman edirlər ki, Biz onların yaxşılıqlarını tezləşdirəcəyik? Xeyr, onlar həqiqəti dərk edəcək qədər şüurlu deyillər.
Bekir Sadak : (55-56) Kendilerine mal ve ogullar vermekle, iyiliklerde onlar icin acele ettigimizi mi zannederler? Hayir; farkinda degiller.
Celal Yıldırım : (55-56) Kendilerine mal ve oğullardan verdiğimizle onlar hakkında hayırlarda acele koşuştuğumuzu mu sanırlar ? Hayır, onlar (ilâhî sünnetin hükmünü yürüteceğini) bir türlü anlayamıyorlar.
Diyanet İşleri : (55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
Diyanet İşleri (eski) : (55-56) Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.
Diyanet Vakfi : (55-56) Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Edip Yüksel : Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlara hayırlar sağlamaya koşuyoruz. Hayır, anlayamıyorlar!
Elmalılı Hamdi Yazır : Onların hakıkaten hayırlarına müsareat ediyoruz. Hayır, şuurları yok
Fizilal-il Kuran : Onların iyiliklerine koşuyoruz? Aslında onlar işin farkında değildirler.
Gültekin Onan : Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.
Hakkı Yılmaz : (55,56) Onlar, kendilerini hayırlarda koşturalım diye, kendilerine maldan ve oğullardan bir şeyler vermekte olduğumuzu mu sanıyorlar? Tam tersi, işin farkına varamıyorlar.
Hasan Basri Çantay : (55-56) Onlar kendilerine imdâd etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlâd ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.
Hayrat Neşriyat : (55-56) (Onlar,) kendilerine vermekte olduğumuz mal ve oğullar ile, onların hayırlarınamı koşuyoruz sanıyorlar? Hayır! (Onlar işin) farkına varmıyorlar!
İbni Kesir : İyiliklerde onlar için acele davranmaktayız. Hayır farkında değiller.
İskender Evrenosoğlu : Onlara hayırları çabuklaştırdığımızı (mı sanıyorlar)? Hayır, onlar farkında değillerdir.
Muhammed Esed : onları (kendi anlayışlarına göre) iyi ve yararlı (bildikleri) şeylerde yarıştırmak (istiyoruz)? Hayır, onlar (yanıldıklarının) farkında değiller!
Müminun : Onlar elə güman edirlər ki, Biz onların yaxşılıqlarını tezləşdirəcəyik? Xeyr, onlar həqiqəti dərk edəcək qədər şüurlu deyillər.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar için hayırları hususunda müsaraat ederiz. Hayır, anlamıyorlar.
Ömer Öngüt : Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır onlar işin farkında değiller.
Şaban Piriş : İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, ne yaptıklarının farkında değiller.
Suat Yıldırım : (55-56) Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller!
Süleyman Ateş : Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünyâ ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.
Tefhim-ul Kuran : Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz) Hayır, onlar şuurunda değiller.
Ümit Şimşek : Hayırlarına koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkında değiller.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.

Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}