N – ittihamedici kişi cəm fəal iştirakçı اسم منصوب
فيها
|
FYHÆ
fīhā
Bunda (lənət)
in it.
Fe,Ye,He,Elif, 80,10,5,1,
P – ön söz PRON – 3-cü şəxs qadın tək obyekt əvəzliyi جار ومجرور
لا
|
LÆ
lā
Not
Lam,Elif, 30,1,
NEG – mənfi hissəcik حرف نفي
يخفف
خ ف ف | ḢFF
YḢFF
yuḣaffefu
yüngülləşməyəcək
will be lightened
Ye,Hı,Fe,Fe, 10,600,80,80,
V – 3-cü şəxs kişi təki (forma II) passiv qeyri-kamil fel فعل مضارع مبني للمجهول
عنهم
|
ANHM
ǎnhumu
onlardan
for them
Ayn,Nun,He,Mim, 70,50,5,40,
P – ön söz PRON – 3-cü şəxs kişi cəm obyekt əvəzliyi جار ومجرور
العذاب
ع ذ ب | AZ̃B
ÆLAZ̃ÆB
l-ǎƶābu
əzab
the punishment
Elif,Lam,Ayn,Zel,Elif,Be, 1,30,70,700,1,2,
N – nominativ kişi adı اسم مرفوع
ولا
|
WLÆ
ve lā
and not
Vav,Lam,Elif, 6,30,1,
CONJ – prefiksli birləşmə wa (və) NEG – mənfi hissəcik الواو عاطفة حرف نفي
هم
|
HM
hum
və onlara
they
He,Mim, 5,40,
PRON – 3-cü şəxs kişi cəm şəxs əvəzliyi ضمير منفصل
ينظرون
ن ظ ر | NƵR
YNƵRWN
yunZerūne
imkan verilməyəcək
will be reprieved.
Ye,Nun,Zı,Re,Vav,Nun, 10,50,900,200,6,50,
V – 3-cü şəxs kişi cəm (forma IV) passiv qeyri-kamil fel PRON – mövzu əvəzliyi فعل مضارع مبني للمجهول والواو ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
Konu Başlığı: [3:85-89] Sadece Bir Tek Din: Tanrı'ya Teslim Olmak
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve bu lânette ebedî kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Adem Uğur : Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz.
Ahmed Hulusi : Sonsuza dek bu şartlarda kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez ve onlarla ilgilenilmez.
Ahmet Tekin : O lânet içinde ebedî kalırlar. Onların cezası hafifletilmez, özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, merhamet nazarıyla bakılmaz, onlara göz açtırılmaz.
Ahmet Varol : Onlar orada (lanette) sonsuza kadar kalıcıdırlar. Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Ali Bulaç : İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Ali Fikri Yavuz : Onlar ebedî olarak bu lânet ve azabın içindedirler. Kendilerinden ne azap hafifletilir, ne de onlara merhamet gözü ile bakılır.
Ali İmran : Onlar əbədi olaraq bu vəziyyətdə qalacaqlar. Onların əzabı yüngülləşdirilməyəcək və onlara baxılmayacaq.
Azerice : Onlar əbədi olaraq bu vəziyyətdə qalacaqlar. Onların əzabı yüngülləşdirilməyəcək və onlara baxılmayacaq.
Bekir Sadak : Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onlarin azabi geciktirilmez.
Celal Yıldırım : Bu lanet (azabı için)de devamlı kalıcılardır. Ne bu azâb onlardan hafifletilir, ne de (rahmet ile) yüzlerine bakılır.
Diyanet İşleri : Onun (lânetin) içinde ebedî kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Diyanet İşleri (eski) : Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez.
Diyanet Vakfi : Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz.
Edip Yüksel : Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonsuza kadar o lanetin içindedirler, azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ebediyyen onun içindedirler, azabları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez
Fizilal-il Kuran : Onların bu cezaları süreklidir. Ne azapları hafifletilir ve ne de yüzlerine bakılır.
Gültekin Onan : İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Hakkı Yılmaz : (87,88) İşte onların cezaları, Allah'ın, doğal güçlerin/haberci âyetlerin, insanların hepsinin dışlayıp gözden çıkarması, sürekli içinde kalmak üzere şüphesiz onların üzerlerindedir. Kendilerinden bu azap hafifletilmez ve kendilerine süre tanınmaz.
Hasan Basri Çantay : Onlar bunun (bu lâ'netin ve cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar. Kendilerinden ne azâb hafifletilir, ne de onlara (yüzlerine, suratlarına) bakılır.
Hayrat Neşriyat : (Onlar,) orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlar (rahmet nazarıyla) gözetilirler.
İbni Kesir : Ebediyyen onun içindedirler. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara rahmet nazarıyla bakılmaz.
İskender Evrenosoğlu : Onlar, onun (lânetin) içinde ebedi kalacak olanlardır. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara bakılmaz...
Muhammed Esed : Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Ömer Nasuhi Bilmen : (Onlar) Bunun içinde ebedîyyen kalıcılardır. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara nazar olunmaz.
Ömer Öngüt : Bu lânete ebediyyen gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
Şaban Piriş : O lanette daimidirler. Azap, onlardan hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.
Suat Yıldırım : Onlar bu lânetin içinde ebedî kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
Süleyman Ateş : O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azâb hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.
Tefhim-ul Kuran : İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Ümit Şimşek : Ebediyen de bu lânet içindedirler; ne azapları hafifler, ne yüzlerine bakan olur.
Yaşar Nuri Öztürk : O lanet içinde sürekli kalacaklardır. Ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların.
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için
TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen
dikkatli olunuz.]